Kürtaj, tıbbi kullanımda küretaj olarak da ifade edilen ve kişinin yaşamında yalnızca tıbbi bir işlem olarak deneyimlenmeyebilen bir süreçtir. Gebeliğin koşulları, kürtaj kararının nasıl alındığı, kişinin bu karara ilişkin duyguları, partner veya aile ilişkileri ve geçmiş yaşam deneyimleri, sürecin psikolojik olarak nasıl anlamlandırıldığını etkileyebilir.
Bazı kişiler kürtaj sonrasında rahatlama ve yaşamına devam etme hissi yaşarken bazı kişiler üzüntü, suçluluk, pişmanlık, öfke veya kayıp duygusuyla karşılaşabilir. Bazen birbirine zıt görünen duygular aynı anda ortaya çıkabilir. Kişi verdiği kararın kendi yaşam koşulları açısından doğru olduğunu düşünmesine rağmen yaşanan deneyim nedeniyle üzüntü hissedebilir.
Bu nedenle kürtaj travması, her kürtaj sonrasında ortaya çıkan kaçınılmaz bir psikolojik durum olarak değerlendirilmemelidir. Bununla birlikte kürtaj deneyimi bazı kişiler için duygusal açıdan zorlayıcı veya travmatik biçimde yaşanabilir.
Kürtaj sonrası psikolojik etkiler, yalnızca işlemin kendisiyle değil; kişinin karar süreci, ilişkileri, geçmiş deneyimleri ve yaşanan olaya yüklediği anlamla birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kürtaj sonrası yaşanan suçluluk, yas, pişmanlık, rahatlama, öfke veya duygusal karmaşa tek başına değerlendirilmemelidir. Kişinin bu deneyimi hangi koşullarda yaşadığı, karar sürecinde kendisini ne kadar özgür hissettiği, yeterli destek görüp görmediği ve geçmiş travmatik yaşantılarının bu süreçte yeniden harekete geçip geçmediği psikolojik değerlendirme açısından önemlidir.
Kürtaj travması, kürtaj deneyiminin kişinin psikolojik dünyasında yoğun ve uzun süreli bir zorlanma oluşturduğu durumları tanımlamak amacıyla kullanılan bir ifadedir.
Her kürtaj deneyimi psikolojik travmaya dönüşmez. Aynı şekilde kürtaj sonrasında üzüntü veya yas yaşamak da tek başına kişinin travmatize olduğu anlamına gelmez. Psikolojik açıdan önemli olan, yaşanan deneyimin kişinin zihinsel ve duygusal sistemi tarafından nasıl algılandığı, anlamlandırıldığı ve işlendiğidir.
Kişi kürtaj sürecinde;
Bu durumlarda kürtaj yalnızca geçmişte yaşanmış tıbbi bir işlem olarak kalmayabilir. Deneyim, kişinin kendisine, ilişkilerine veya geleceğine yönelik düşüncelerini etkileyebilir.
Hayır. Her kürtaj psikolojik travmaya neden olmaz.
Kürtaj sonrası yaşanan psikolojik süreç kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı kişiler işlemin ardından belirgin bir psikolojik zorlanma yaşamazken bazı kişiler için süreç duygusal açıdan daha karmaşık olabilir.
Kişinin kürtaj veya küretaj deneyimini nasıl yaşadığını etkileyebilecek faktörler arasında şunlar yer alabilir:
Dolayısıyla psikolojik zorlanmanın yalnızca “kürtaj yapıldı” bilgisi üzerinden açıklanması yeterli değildir. Aynı tıbbi deneyim iki farklı kişi tarafından tamamen farklı biçimlerde anlamlandırılabilir.

Kürtaj sonrası psikoloji her kişide aynı şekilde ilerlemez. Kürtaj sonrasında yaşanan duygular her zaman tek yönlü de değildir. Kişi aynı anda hem rahatlama hem üzüntü yaşayabilir. Bu durum ilk bakışta çelişkili görünse de insanın duygusal yaşamında birden fazla duygunun aynı deneyime eşlik etmesi mümkündür.
Bazı kişiler kürtaj sonrasında belirgin bir rahatlama hissi yaşayabilir. İstenmeyen veya kişinin mevcut yaşam koşullarında sürdüremeyeceğini düşündüğü bir gebeliğin sona ermesi, yoğun belirsizlik ve kaygının azalmasına neden olabilir. Rahatlama hissetmek kişinin duyarsız olduğu veya yaşanan deneyimi önemsemediği anlamına gelmez.
Kişi kürtaj kararını bilinçli biçimde vermiş olsa bile kayıp duygusu yaşayabilir. Buradaki kayıp yalnızca gebelikle ilişkili olmayabilir. Kişi;
kaybını da deneyimliyor olabilir. Bu nedenle kişi bazen tam olarak neye üzüldüğünü açıklamakta zorlanabilir.
Kürtaj sonrası suçluluk, bazı kişilerin yaşadığı zorlayıcı duygulardan biri olabilir. Kişi zihinsel olarak kararının nedenlerini bilmesine rağmen kendisini eleştirebilir:
gibi düşünceler tekrar tekrar zihne gelebilir.
Suçluluk duygusu bazen kişinin kendi değerlerinden kaynaklanırken bazen aile, toplum veya yakın çevreden öğrenilen yargılarla ilişkili olabilir.
Kişi kürtaj sonrasında geçmişe dönerek karar sürecini zihninde tekrar yaşayabilir.
“Ya gebeliği devam ettirseydim?” düşüncesi, farklı yaşam senaryolarının tekrar tekrar değerlendirilmesine neden olabilir.
Bir kararın sorgulanması her zaman o kararın yanlış olduğu anlamına gelmez. Ancak geçmişe yönelik düşünceler kişinin günlük yaşamını yoğun biçimde etkiliyor ve sürekli zihinsel meşguliyet oluşturuyorsa psikolojik açıdan değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Kürtaj sonrası öfke her zaman kişinin kendisine yönelik olmayabilir.
Kişi;
karşı öfke hissedebilir.
Özellikle kişi karar sürecinde kendisini yalnız, baskı altında veya çaresiz hissettiyse ifade edilmemiş öfke uzun süre devam edebilir.
Kürtaj sonrası yas yaşanması doğaldır.
Yas yalnızca bir kişinin ölümü sonrasında ortaya çıkan psikolojik bir süreç değildir. İnsan, kendisi için anlam taşıyan bir ihtimalin veya geleceğe ilişkin bir beklentinin kaybında da yas yaşayabilir.
Kürtaj sonrasında yaşanan yas bazen çevre tarafından fark edilmeyebilir.
Kişiye;
gibi ifadeler söylenebilir.
Ancak kişinin kararı kendisinin vermiş olması üzüntü yaşamasına engel değildir.
Kişi aynı anda hem kararının kendi yaşam koşulları açısından doğru olduğunu düşünebilir hem de yaşanan deneyim nedeniyle yas tutabilir.
Kürtaj sonrasında yaşanan duyguların konuşulmasının zor olması, kişinin yasını yalnız yaşamasına neden olabilir. Bazı kişiler çevresinden yargılanmaktan çekindiği için yaşadığı deneyimi paylaşmaz. Bazıları ise kendi kendisine “Üzülmeye hakkım yok” diyerek duygularını bastırabilir.
İfade edilmeyen duygular her zaman kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Kişi yaşamına devam ediyor görünmesine rağmen;
geçmiş deneyimini yeniden hatırlayabilir.

Kürtaj deneyiminin travmatik biçimde yaşandığı bazı durumlarda kişi olay sonrasında yoğun psikolojik tepkiler gösterebilir.
Kürtaj sonrası travma belirtileri arasında şunlar yer alabilir:
yer alabilir.
Bu belirtilerin görülmesi tek başına psikolojik travma veya travma sonrası stres bozukluğu tanısı anlamına gelmez.
Belirtilerin süresi, yoğunluğu ve kişinin günlük yaşamındaki etkileri psikolojik değerlendirme açısından önem taşır.
Travmatik etki her zaman olayın dışarıdan ne kadar büyük veya zorlayıcı göründüğüyle ilişkili değildir.
Kişinin olay sırasında yaşadığı çaresizlik, kontrol kaybı ve tehdit algısı, deneyimin psikolojik etkisini değiştirebilir.
Kişi partneri, ailesi veya yaşamındaki başka kişiler tarafından kürtaj konusunda baskı gördüyse deneyim daha zorlayıcı hale gelebilir.
Kişi işlemi kabul etmiş olsa bile iç dünyasında “Bu gerçekten benim kararım mıydı?” sorusu devam edebilir.
Özellikle kişinin kendi isteği ile başkalarının beklentilerini ayırt etmekte zorlandığı durumlarda öfke, suçluluk ve pişmanlık duyguları iç içe geçebilir.
Kürtaj deneyimi ilişkide daha önce fark edilmeyen bazı sorunları görünür hale getirebilir.
Partnerin;
kişinin yalnızlık ve terk edilmişlik duygularını artırabilir.
Bazı durumlarda kişi kürtajın kendisinden çok o dönemde partneri tarafından nasıl yalnız bırakıldığını hatırlayabilir.
Küretaj işlemi de dahil olmak üzere tıbbi süreçler bazı kişiler için yoğun kaygı oluşturabilir.
Kişinin bedeni üzerinde kontrolünü kaybettiğini hissetmesi, yeterince bilgilendirilmediğini düşünmesi veya işlem sırasında yoğun korku yaşaması deneyimin travmatik biçimde algılanmasına katkıda bulunabilir.
Özellikle geçmişinde cinsel travma, tıbbi travma veya bedensel sınır ihlali bulunan kişilerde tıbbi süreç eski deneyimlerle bağlantılı duyguları harekete geçirebilir.
Bazen kürtaj deneyiminin yarattığı yoğun duygular yalnızca mevcut olayla ilişkili değildir.
Kişinin geçmişinde;
bulunuyorsa kürtaj süreci geçmişte yaşanan bazı duyguları yeniden harekete geçirebilir.
Bu durumda kişi yaşadığı duygusal yoğunluğun nedenini anlamakta zorlanabilir.
Bazı kişiler kürtaj sonrasında günlük yaşamlarına hızlı biçimde döner. Çalışmaya devam etmek, sosyal yaşamı sürdürmek veya olay hakkında konuşmamak tek başına psikolojik bir problem olduğu anlamına gelmez.
Ancak kişi yaşadığı deneyimi düşünmemek için sürekli kaçınıyor, duygularını hissetmesine izin vermiyor veya olayla ilgili her türlü hatırlatıcıdan uzak duruyorsa kaçınma davranışları değerlendirilmelidir.
Kişi kendisine “Bitti, artık düşünmemeliyim” diyebilir. Ancak zihinsel olarak bir konuyu kapatmaya karar vermek, duygusal sürecin de tamamlandığı anlamına gelmeyebilir.
İfade edilmesi zor olan duygular bazı kişilerde;
şeklinde kendisini gösterebilir.
Kürtaj deneyimi çiftlerin ilişki dinamiklerini etkileyebilir. Partnerler aynı olay karşısında farklı duygusal tepkiler verebilir. Bir taraf konuşmak isterken diğer taraf konuyu kapatmayı tercih edebilir. Bir partner yoğun üzüntü yaşarken diğer partner rahatlama hissedebilir.
Farklı duygular yaşamak, taraflardan birinin daha az etkilendiği veya yaşanan deneyimi daha az önemsediği anlamına gelmez. Ancak duygusal tepkiler arasındaki farklılık konuşulmadığında çiftler arasında yanlış anlamalar oluşabilir.
Kişi;
şeklinde düşünebilir.
Özellikle karar sürecinde yaşanan çatışmalar kürtaj sonrasında ilişki içinde devam edebilir. Bazı kişiler partnerlerine karşı duydukları öfkeyi açıkça ifade edemez ve ilişkide duygusal olarak uzaklaşabilir.
Evet. Geçmişte yaşanan bir kürtaj deneyimi yeni bir gebelik döneminde yeniden hatırlanabilir.
Kişi daha önce yaşadığı deneyimi uzun süredir düşünmüyor olsa bile hamile olduğunu öğrendiğinde geçmişteki duygular tekrar ortaya çıkabilir.
Yeni gebelik döneminde;
yaşanabilir.
Bazı kişiler yeni gebelikle birlikte geçmiş deneyimlerine farklı bir anlam yüklemeye başlayabilir. Bu nedenle daha önce psikolojik olarak zorlayıcı biçimde yaşanan kürtaj deneyiminin etkileri yıllar sonra farklı bir yaşam döneminde yeniden fark edilebilir.

Kürtaj sonrası psikoterapi, kişinin yaşadığı deneyimi kendi yaşam öyküsü ve psikolojik ihtiyaçları çerçevesinde ele almayı amaçlar.
Terapi sürecinde herkese aynı psikolojik anlam yüklenmez.
Kişinin üzgün olması gerektiği varsayılmadığı gibi rahatlama hissetmesi de sorgulanmaz.
Psikoterapi sürecinde öncelikle yaşanan deneyimin kişi için ne ifade ettiği anlaşılmaya çalışılır.
Bu süreçte;
değerlendirilebilir.
Amaç kişiye nasıl hissetmesi gerektiğini söylemek değil, kişinin kendi duygusal deneyimini anlamasına yardımcı olmaktır.
Kürtaj sonrasında bazı kişiler kendilerine yönelik oldukça sert ve cezalandırıcı bir tutum geliştirebilir.
Kişi geçmişte verdiği kararı bugünkü yaşam koşulları ve bugünkü bakış açısıyla değerlendirebilir.
Psikoterapi sürecinde kararın verildiği dönemdeki;
birlikte değerlendirilebilir.
Bu çalışma kişinin geçmişteki kendisini ve karar sürecini daha bütünlüklü biçimde anlamasına yardımcı olabilir.
Kişi kürtaj deneyimini bir kayıp olarak yaşıyorsa yas duygularının psikoterapi sürecinde ifade edilmesi önem taşıyabilir.
Yasın amacı yaşanan deneyimi unutmak değildir.
Kişinin kayıp duygusuna kendi yaşam öyküsü içinde bir yer verebilmesi ve sürekli kaçınmak zorunda kalmadan bu deneyimi hatırlayabilmesi üzerinde çalışılabilir.
Kürtaj deneyimi travmatik biçimde yaşandıysa olayla bağlantılı rahatsız edici anılar, bedensel tepkiler, suçluluk duyguları, utanç, çaresizlik veya kontrol kaybı hissi psikoterapi sürecinde ele alınabilir.
Bu süreçte yalnızca olayın ayrıntılarını anlatmak hedeflenmez. Kişinin yaşanan deneyimi bugün nasıl hatırladığı, bu anıya hangi duyguların eşlik ettiği, bedeninde nasıl tepkiler oluştuğu ve bu deneyimin kendilik algısı ile ilişkilerini nasıl etkilediği birlikte değerlendirilir.
Kürtaj sonrası psikolojik destek sürecinde kullanılacak yaklaşım, kişinin yaşadığı belirtilere ve psikolojik ihtiyaçlarına göre belirlenir. Psikodinamik psikoterapi, travma odaklı bilişsel çalışmalar, şema terapi, duygu odaklı yaklaşımlar, somatik düzenleme çalışmaları, yas çalışmaları ve EMDR gibi farklı psikoterapi yöntemlerinden yararlanılabilir.
Burada temel amaç belirli bir yöntemi öne çıkarmak değil, kürtaj deneyiminin kişi için taşıdığı anlamı, geçmiş travmatik yaşantılarla olası bağlantılarını, ilişkisel etkilerini ve bugünkü duygusal yaşam üzerindeki izlerini bütüncül biçimde değerlendirmektir.
Kürtaj deneyimi partner ilişkisini etkilediyse kişinin yaşadığı;
duyguları terapi sürecinde ele alınabilir.
Bazen psikolojik çalışmanın merkezinde kürtaj deneyiminin kendisinden çok kişinin bu süreçte ilişkisel olarak yaşadığı deneyim bulunabilir.
Kürtaj sonrasında farklı duygular yaşanması mümkündür. Her üzüntü veya kaygı psikolojik bir bozukluk anlamına gelmez. Ancak bazı psikolojik tepkiler kişinin günlük yaşamını belirgin biçimde etkileyebilir.
Aşağıdaki durumlarda psikolojik destek değerlendirilmesi yararlı olabilir:
Psikolojik destek almak için kişinin yaşadığı deneyimin mutlaka belirli bir tanıya dönüşmesini beklemesi gerekmez.
Kişinin anlamlandırmakta zorlandığı veya günlük yaşamını etkileyen bir duygusal deneyim psikoterapi sürecinde değerlendirilebilir.
Kürtaj deneyiminin psikolojik etkileri her kişide aynı değildir. Bu nedenle psikoterapi sürecinde yaşanan deneyimin kişiye özgü anlamı, karar sürecinin nasıl yaşandığı, partner veya aile ilişkilerinin etkisi ve bugünkü yaşam üzerindeki psikolojik sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Kürtaj sonrası yaşanan duyguları paylaşmak, deneyimin kişisel ve mahrem niteliği nedeniyle bazı kişiler için zor olabilir. Bu nedenle yaşanan sürecin yargılanmadan, küçümsenmeden ve kişiye nasıl hissetmesi gerektiği söylenmeden ele alınabileceği bir psikoterapi ortamı önem taşır.
Psikolog Özkan Yiğit’in Şişli / Nişantaşı’ndaki kliniğinde, kürtaj deneyiminin ardından devam eden suçluluk, yas, öfke, kayıp duygusu, pişmanlık, ilişki sorunları veya travmatik etkiler kişinin kendi yaşam öyküsü çerçevesinde değerlendirilir. Psikoterapi sürecinde kişinin ihtiyaçlarına uygun psikoterapi yaklaşımlarından yararlanılarak yaşanan deneyimin bugünkü duygusal yaşam, kendilik algısı ve ilişkiler üzerindeki etkileri çalışılabilir.
İstanbul dışında yaşayan kişiler için, kişinin ihtiyaçları ve terapiye uygunluğu değerlendirilerek online psikoterapi seçeneği de ele alınabilir.
Yaşanan bir deneyimin geride kalmış olması, onunla ilgili bütün duyguların da geride kaldığı anlamına gelmeyebilir. Psikoterapi, kişinin kürtaj deneyimini kendi yaşam öyküsü içinde anlamlandırmasına, suçluluk veya yas duygularını ele almasına ve bu deneyimin bugünkü psikolojik etkilerini değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Kürtaj sonrası suçluluk bazı kişilerde görülebilir. Kişi kararının nedenlerini bilmesine rağmen geçmişe dönük olarak kendisini sorgulayabilir. Suçluluk duygusunun yoğunluğu, süresi ve günlük yaşam üzerindeki etkisi psikolojik destek açısından değerlendirilmelidir.
Evet. Kürtaj sonrasında bazı kişiler yas yaşayabilir. Bu yas yalnızca gebelikle değil, olası bir geleceğin, farklı bir yaşam ihtimalinin veya ilişkisel beklentilerin kaybıyla da ilişkili olabilir.
Hayır. Her kürtaj psikolojik travmaya neden olmaz. Ancak karar sürecinde baskı, yalnızlık, yoğun korku, kontrol kaybı, partner desteğinin olmaması veya geçmiş travmaların yeniden harekete geçmesi bazı kişilerde süreci travmatik hale getirebilir.
Kürtajla ilgili düşünceler sürekli zihni meşgul ediyorsa, yoğun suçluluk veya kendini cezalandırma düşünceleri devam ediyorsa, olayla bağlantılı anılar istemsiz biçimde zihne geliyorsa, gebelik veya tıbbi ortamlardan yoğun kaçınma yaşanıyorsa psikolojik destek değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Kürtaj sonrası psikoterapi, kişinin yaşadığı deneyimi kendi yaşam öyküsü içinde anlamlandırmasına yardımcı olur. Terapi sürecinde suçluluk, yas, öfke, kayıp duygusu, ilişkisel etkiler, travmatik anılar ve bedensel tepkiler kişinin ihtiyaçlarına göre ele alınabilir.
EMDR, travmatik anılarla çalışmada kullanılan yöntemlerden biridir. Ancak her kişi için ilk veya tek yöntem olmayabilir. Kürtaj sonrası psikoterapide EMDR, psikodinamik psikoterapi, şema terapi, duygu odaklı çalışmalar, yas çalışmaları ve travma odaklı farklı yaklaşımlar kişinin ihtiyaçlarına göre değerlendirilebilir.
Tarih: 10.07.2026