Şişli Çift Terapisi- Çiftler Neden Aynı Konularda Tekrar Tekrar Kavga Eder?

Bir ilişkide zaman zaman tartışmalar yaşanması olağandır. Birbirinden farklı iki insanın aynı hayatı paylaşması, beklentilerin ve ihtiyaçların her zaman örtüşeceği anlamına gelmez. Ancak bazı ilişkilerde dikkat çeken şey tartışmaların varlığı değil, aynı tartışmaların tekrar tekrar yaşanmasıdır.

Para, ev işleri, aileler, çocukların sorumlulukları, telefon kullanımı, birlikte geçirilen zaman veya cinsel yaşam gibi konular gündeme geldiğinde benzer tartışmalar yeniden başlayabilir.

Bir süre sonra çiftler:

“Bunu daha önce de konuştuk.”

“Ne söylesem yine aynı yere geliyor.”

“Biz hiçbir sorunu gerçekten çözemiyoruz.”

demeye başlayabilir.

Bu noktada sorun yalnızca tartışılan konu olmayabilir. Çoğu zaman önemli olan, çiftin aynı konu üzerinden nasıl bir ilişki döngüsüne girdiğidir.

Aynı konu neden tekrar tekrar tartışılır?

Bir çiftin sürekli para konusunda tartıştığını düşünelim.

Bir taraf diğerinin fazla harcadığını düşünürken, diğer taraf kendisinin sürekli kısıtlandığını hissedebilir. Böylece tartışma yalnızca para yönetimiyle ilgili olmaktan çıkar.

Bir tarafın zihninde:

“Geleceğimizi düşünmüyor.”

diğerinin zihninde ise:

“Bana güvenmiyor ve beni kontrol ediyor.”

düşüncesi oluşabilir.

Böylece görünürdeki konu para olsa da tartışmanın altında güven, sorumluluk, özgürlük veya birlikte hareket etme ihtiyacı bulunabilir.

Benzer durum ev işleri, aile ilişkileri veya birlikte geçirilen zaman konusunda da ortaya çıkabilir.

Bu nedenle aynı tartışmanın tekrar etmesi bazen çiftin problem çözme becerisinin yetersiz olmasından çok, tartışılan konunun altında çözülememiş başka bir ilişkinin bulunmasıyla ilişkili olabilir.

Tartışmanın görünen konusu ile asıl ihtiyaç aynı olmayabilir

İlişkilerde söylenen cümle her zaman kişinin asıl duygusunu doğrudan ifade etmeyebilir.

Örneğin:

“Bana neden mesaj atmadın?”

cümlesinin altında yalnızca mesaj beklentisi değil,

“Benim için önemli olduğunu hissetmek istiyorum.”

ihtiyacı bulunabilir.

“Evde hiçbir şeye yardım etmiyorsun.”

cümlesinin altında ise:

“Sorumlulukları tek başıma taşıyormuşum gibi hissediyorum.”

duygusu olabilir.

“Beni hiç dinlemiyorsun.”

ifadesinin arkasında:

“Söylediklerimin senin için önemli olduğunu bilmek istiyorum.”

ihtiyacı bulunabilir.

Bunlar her çift için geçerli tek açıklamalar değildir. Ancak çift terapisinde önemli sorulardan biri, söylenen cümlenin arkasında hangi duygunun veya ihtiyacın bulunduğunu anlamaktır.

Çünkü ihtiyaç doğrudan ifade edilmediğinde karşı tarafa çoğu zaman eleştiri veya suçlama olarak ulaşabilir.

Bir partner neden yaklaşırken diğeri uzaklaşır?

İlişkilerde sık görülen döngülerden biri, sorun ortaya çıktığında partnerlerden birinin hemen konuşmak istemesi, diğerinin ise geri çekilmesidir.

Konuşmak isteyen taraf için geri çekilmek:

“Beni önemsemiyor.”

“İlişkiyi düzeltmek istemiyor.”

anlamına gelebilir.

Geri çekilen taraf ise ısrarı:

“Bana baskı yapılıyor.”

“Ne söylesem tartışma çıkacak.”

şeklinde yaşayabilir.

Bunun sonucunda biri daha fazla yaklaşır, diğeri daha fazla uzaklaşır.

Uzaklaşma arttıkça ilk partnerin kaygısı veya öfkesi yükselir. Öfke ve ısrar arttıkça ikinci partner daha fazla geri çekilebilir.

Böylece iki kişi de aslında kendi ihtiyacını korumaya çalışırken birbirlerinin tepkilerini güçlendiren bir döngünün içine girebilir.

Bir süre sonra çiftler sorunun “iletişim kuramamak” olduğunu düşünebilir. Oysa bazen asıl mesele, iletişim sırasında tekrar tekrar ortaya çıkan bu döngüdür.

Çiftlerde Tekrarlayan Tartışma Döngüsü

Sürekli kavga etmek ilişkinin bittiği anlamına mı gelir?

Hayır.

Sık tartışmak ilişkinin mutlaka sona erdiğini göstermez. Çatışmanın kendisinden çok, çiftin çatışma sırasında nasıl davrandığı ve sonrasında ne yaptığı önemlidir.

Bir anlaşmazlık yaşandığında taraflar birbirlerini anlamaya çalışabiliyor, gerektiğinde sakinleşip yeniden konuşabiliyor ve yaşanan sorundan sonra ilişkiyi onarabiliyorsa çatışma ilişkinin doğal bir parçası olarak kalabilir.

Buna karşılık tartışmalar sürekli olarak:

  • suçlamaya,

  • küçümsemeye,

  • savunmaya,

  • geçmişteki bütün sorunları yeniden gündeme getirmeye,

  • küsmeye veya uzun süre iletişimi kesmeye,

  • tehdit ve aşağılamaya

dönüşüyorsa ilişki üzerindeki yük artabilir.

Özellikle çiftlerin artık birbirleriyle konuşmaktan kaçınmaya başlaması veya her konuşmanın yeni bir tartışma ihtimali yaratması, ilişkinin mevcut iletişim biçiminin gözden geçirilmesi gerektiğini düşündürebilir.

Neden bazı tartışmalar saatlerce sürer ama sorun çözülmez?

Bir tartışmanın uzun sürmesi, tarafların birbirlerini daha iyi anladığı anlamına gelmez.

Bazen çiftler aynı cümleleri farklı şekillerde tekrar eder:

“Beni anlamıyorsun.”

“Sen de beni dinlemiyorsun.”

“Ben bunu zaten senin için yaptım.”

“Benim yaptıklarımı hiç görmüyorsun.”

Bir noktadan sonra konuşmanın amacı sorunu çözmekten çıkıp kimin haklı olduğunu kanıtlamaya dönüşebilir.

Bu durumda taraflar karşısındakinin ne anlatmaya çalıştığını anlamaktan çok, kendi pozisyonunu savunmaya odaklanır.

Sonuç olarak tartışma bittiğinde konu çözüme kavuşmamış, yalnızca yeni bir kırgınlık eklenmiş olur.

Çift terapisinde bu nedenle yalnızca “hangi konuda tartışıyorsunuz?” sorusu değil, “Tartışma başladığında aranızda neler oluyor?” sorusu da önemlidir.

Çift Terapisinde İletişim ve İlişki Dinamiklerini Anlamak

İlişkide biriken kırgınlıklar tartışmaları nasıl etkiler?

Bazı tartışmaların yoğunluğu yalnızca o gün yaşanan olayla açıklanamaz.

Aylar boyunca konuşulmayan küçük kırgınlıklar birikebilir. Kişi kendisini yeterince önemsenmemiş, duyulmamış veya anlaşılmamış hissedebilir ancak bunu açık biçimde ifade etmeyebilir.

Daha sonra benzer bir olay yaşandığında geçmişteki duygular da yeniden harekete geçebilir.

Bu nedenle küçük bir olay büyük bir tartışmaya dönüşebilir.

Örneğin o gün eve geç gelinmesi, aslında yalnızca o akşamla ilgili olmayabilir. Bunun arkasında daha önce yaşanan benzer durumlar ve uzun süredir biriken:

“Ben bu ilişkide yeterince önemsenmiyorum.”

duygusu bulunabilir.

Bu tür durumlarda yalnızca son tartışmayı çözmeye çalışmak yeterli olmayabilir. İlişkide biriken kırgınlıkların ve tekrar eden örüntülerin de ele alınması gerekebilir.

Çift terapisine başlamak için ilişkinin bitme noktasına gelmesi gerekir mi?

Çift terapisi yalnızca ayrılık veya boşanma aşamasındaki ilişkiler için değildir.

Bazı çiftler ciddi bir kriz yaşadıktan sonra destek alırken, bazıları sorunlar büyümeden ilişkilerindeki iletişim biçimini değiştirmek isteyebilir.

Örneğin:

“Birbirimizi seviyoruz ama sürekli tartışıyoruz.”

“Her konuşmamız kavgaya dönüşüyor.”

“Eskisi kadar yakın değiliz.”

“Birbirimizi anlamakta zorlanıyoruz.”

“Çocuklardan sonra ilişkimiz çok değişti.”

gibi durumlarda da çift terapisi değerlendirilebilir.

Buradaki amaç her zaman ilişkiyi sürdürmek değildir. Çiftin ilişkisine daha açık biçimde bakabilmesi, yaşanan sorunların niteliğini anlaması ve kendi ihtiyaçlarını daha sağlıklı ifade edebilmesi terapi sürecinin amaçları arasında olabilir.

Çift terapisinde hangi konular ele alınabilir?

Çift terapisi her ilişki için aynı şekilde ilerlemez. Terapi sürecinin içeriği çiftin yaşadığı sorunlara ve belirlediği hedeflere göre değişebilir.

Çalışılabilecek konular arasında:

  • iletişim ve çatışma sorunları,

  • duygusal uzaklaşma,

  • güven problemleri,

  • aldatma sonrası yaşanan güçlükler,

  • cinsel yaşamla ilgili sorunlar,

  • evlilik ve aile yaşamındaki uyum problemleri,

  • çocukların doğumundan sonra ilişkide yaşanan değişimler,

  • sınırlar ve kişisel alan,

  • tekrar eden tartışma döngüleri

yer alabilir.

Özkan Yiğit'in terapi yaklaşımları arasında çift ve ilişki çalışmalarında kullanılabilen Duygu Odaklı Çift Terapisi, İlişki Pusulası Modeli Evlilik Terapisi ve Pragmatik Experiential Aile ve Çift Terapisi gibi farklı yöntemler bulunmaktadır. Terapi yaklaşımı, çiftin ihtiyaçlarına ve terapi hedeflerine göre belirlenebilir.

Çift ve evlilik terapisinin hangi durumlarda değerlendirilebildiği ve ilişki sorunlarına yönelik çalışmalar hakkında daha ayrıntılı bilgilere Çift ve Evlilik Terapisi - Aile Danışmanlığı sayfalarından ulaşabilirsiniz.

Şişli çift terapisi için ne zaman destek alınabilir?

İlişkide yaşanan sorunların zamanla kendiliğinden düzeleceğini düşünmek her zaman mümkün olmayabilir. Özellikle aynı tartışmaların sürekli tekrarlanması, iletişimin giderek zorlaşması veya taraflardan birinin ilişkide kendisini yalnız ve anlaşılmamış hissetmesi durumunda profesyonel destek değerlendirilebilir.

Şişli çift terapisi arayışında olan çiftler, Nişantaşı'nda yüz yüze psikoterapi desteği almak için merkezimizle iletişime geçebilir. Şişli ve Nişantaşı çevresinde yaşayan çiftlerin yanı sıra İstanbul'un farklı bölgelerinden ulaşım sağlayan kişiler için de yüz yüze görüşme seçeneği bulunmaktadır. Yüz yüze görüşmenin uygun olmadığı durumlarda online çift terapisi de değerlendirilebilir.

İlişkinin sorunu bazen tartışılan konu değil, tartışma biçimidir

Bir ilişkide para, ev işleri, aileler, çocuklar veya birlikte geçirilen zaman konusunda anlaşmazlık yaşanabilir. Bunların hiçbiri tek başına ilişkinin sağlıksız olduğunu göstermez.

Asıl dikkat edilmesi gereken, çiftin anlaşmazlık yaşadığında birbirine nasıl davrandığı ve aynı döngünün ne kadar sık tekrarlandığıdır.

Çünkü bazen çiftler yıllarca aynı konuyu çözmeye çalışırken aslında farklı bir meseleyle mücadele ediyor olabilir:

Biri duyulmak isterken diğeri eleştirilmekten kaçıyor olabilir.

Biri yakınlık ararken diğeri baskı altında hissediyor olabilir.

Biri güvence beklerken diğeri sürekli yetersiz bulunacağını düşünüyor olabilir.

Bu döngü fark edildiğinde tartışmaya yalnızca kimin haklı olduğu üzerinden bakmak yerine, ilişkinin nasıl işlediğini anlamak mümkün hale gelebilir.

Çift terapisi de tam olarak bu noktada, çiftin birbirine karşı değil, birlikte ilişkide oluşan örüntüye bakabilmesine alan açabilir.



İlişkinizdeki iletişim döngülerini fark etmek ve Şişli - Nişantaşı kliniğimizde yüz yüze ya da online çift terapisi süreçleri hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Tarih: 09.08.2026

Blog - Psikoloji