Onay Bağımlılığı

Diğer insanlar, yaşadıkları çevre, iş yaşamı ve özel hayattaki çevre tarafından onay almak kişiyi nasıl iyi hissettiriyorsa, yine benzer bir etki sonucu bu kişilerden onay alamamak yada olumsuz herhangi bir geri dönüş de kişiyi mutsuz edebilir, bu iki durum da normal ve sağlıklıdır. Ancak sağlıksız olan ise, kişinin kendi değerini insanlarının onaylarına, fikir yada görüşlerine göre belirleyerek, buna tamamen uyumlanarak hareket etmesi ve kendi iradesini daha önce almış olduğu kararlar ve hayattan çıkardığı dersleri tamamen devre dışı bırakarak farklı fikirlerin etkisiyle şekillenmesidir.

İnsan doğru ve yanlışları ile var olan ve aynı zamanda da kendine ait değerleri olan bir canlı olma özelliğine sahiptir. Tamamen herşeyi doğru yapamayacağı gibi yaptığı yanlışlar da kişiyi tamamen yanlış ya da değersiz yapmaz. Bu durum, her bireyin fikir ve görüşlerinin kendisine özgü dolayısı ile de birbirinden farklı yapıya sahip olması durumunu meydana getirmektedir. Sonuç olarak da kişiler arasında çeşitli fikir ayrılıklarının yaşanması ya da görüş ayrımına düşülmesi çok olası olmaktadır. Öte yandan her şeyin insanlar tarafından tamamı ile doğru yapılması da insan doğası gereği elbette mümkün değildir. İnsanların yaptığı hatalar da kişiyi tamamı ile yanlış ya da değersiz yapmaz. Aksine bu durum oldukça doğal ve bir o kadar da normaldir. Bu nedenden dolayı da herhangi bir sorun teşkil etmemelidir.

Kendini ifade etme ve davranışlarını belirlemede sürekli olarak çevrenin onay vermesine yönelik tercih yapan kişiler onay bağımlısı olurlar. Zamanla bu bireyler çevrelerine ve çevrelerindeki kişilerin görüşlerine daha bağımlı hale gelmeye başlar. Bu durumun bir sonucu olarak ise alacakları her türlü kararda ya da meydana gelen her durumda bu fikir ve görüşleri dikkate alarak hareket ederler. Kendi isteklerini hiçe sayarak tercih yapmaya başlayan bu bireyler dolayısı ile de kendilerini kendi kontrolleri dışında değiştirmeye başlamaktadırlar. Bu tip durumlarda karşıdakiler de kişinin bu hassasiyetini kendi çıkarları için kullanmaya başlayabilir, kişinin bu bağımlılığı devam ettirmesi adına daha da eleştirel olabilir, kişiyi daha da değersiz hissettirebilir ve bu durumdan faydalanabilirler. Hatta kişinin bu bağımlılığı devam ettirmesi ve kendi çıkarlarını gözetmek adına yaptıkları eleştirinin boyutunu giderek arttırabilirler. Bu durumun bir getirisi olarak kişi, kendisini çok daha değersiz olarak görüp kötü bir hissiyata girebilir.  Öte yandan da onay bağımlılığına sahip olan bir birey açısından çevresinde bulunan ve çıkar gözetmek amacı ile eleştiri yapan kişiler oldukça tehlikeli olabilirler. 

Onay Bağımlılığı

Onay bağımlılığı çocuksu bir davranış modelidir. Bu şekilde görülmesinin sebebi onay bağımlılığının bazen sorumluluk almamak bazen de sorumluluğu karşı tarafa yıkmak amacı ile çeşitli eylemlerde bulunması sonucunda gelişmesidir. Fakat her iki durumda da kişi kendi varoluşunu yaşamın içinde hissedemeyişiyle birlikte tatminsizlik yaşayacaktır. Dolayısı ile de yaşanan hiçbir durum ve olay bu tatminsizlik açısından herhangi bir değişikliğe neden olmayacaktır. Aynı zamanda ortaya çıkan bu durum kişinin kendisini sevilmeye layık görmemesi ya da değersiz hissetmesi gibi nedenlerle de ortaya çıkmaktadır. Bu nedenden ötürü de kişi, çevresinde bulunan herhangi bir insan onu onaylamadığında ve kendisi bunu hissettiğinde ya da öğrendiğinde durumun onun açısından oldukça kötü hatta bir felaket olduğu kanısına varır. Onay bağımlısı kişi sahip olduğu düşüncelere, sergilediği davranışlara en önemlisi de kendine o kadar değer vermez ki içinde var olan o değersizlik duygusunu başkaları tarafından kabul ve onaylama görerek telafi etmeye çalışır. Ancak bu amaç doğrultusunda kendi tercih ve isteklerini göz ardı ettiğinin ya da kendisine herhangi bir değer vermediğinin farkında olmaz aynı zamanda da başkalarının düşüncelerine aşırı duyarlı bir hale gelir. Bu da reddedilme veya aşağılanma korkusuyla çevresindekilerin kendisine karşı olan taleplerini yerine getirmeye çalışmaya yol açar.. Bu durum ise kişinin kendisinden ödün vermesiyle devam eder. Tüm bunlar göz önüne alındığında kişide depresyon ve anksiyete gibi psikolojik sorunların meydana gelmesi ve problemin oldukça ciddi boyutlara ulaşması olası olmaktadır.

Kuşkuculuk ve Kötüye Kullanılma Hassasiyeti yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Zaman zaman herkes eleştirel olabilir, çevresindeki insanlarla fikir ayrılığı yaşayabilir, bu durumlarda nasıl ki kişinin odak noktası karşıdakinin değersizliği değil de ayrıştığı fikirlerse, aynı tutum kendisi için de geçerli olmalıdır. Kişi öncelikle kendi değerinin bilincinde olmalıdır. Çevresinden gelen olumlu ya da olumsuz tepkilerin kendi değerine yönelik değil, yapılan bir davranış karşısında insanların bireysel görüşleri olduğunu anlamalıdır. Dolayısı ile yapılan eleştirinin yalnızca fikir ayrılığından kaynaklandığının bilincinde olarak hareket etmelidir. Bu durumu birey, şahsına gelen bir eleştiri olarak algılamamalıdır. Onay bağımlılığı, fikir ayrılıklarının yaşanması sonucu yapılan eleştirileri kişinin kendisine ve kendi değerine yönelik olarak algılaması sonucu ortaya çıkmaktadır. Yaşanan bu ve bu gibi olayların sonrasında ise birey, bu eleştirilere göre hareket etmeye ve kendi istek ya da tercihlerini görmezden gelmeye başlamaktadır. Bu duruma herhangi bir çözüm yolu aranmadığı veya adım atılmadığı takdirde ciddi sonuçların ortaya çıkması da olası bir durumdur.

Çevreden onay almak güzel bir duygudur, ancak kişinin kendisine duyduğu saygının temeli olmamalıdır. Bunun için kişinin kendisine olan güvenini, saygısını kazanması ya da bunu farketmesi şarttır. Özsaygıya sahip ve kendisine güven duyan bireyler, bu tip durumlarla karşı karşıya kaldığında herhangi bir sorun yaşamadan olayı kendi üzerinden algılamayarak yalnızca eleştirinin bilincinde olacaktır. Kişi kendi değerinin referansını kendi içinden almalıdır.  Ancak bu şekilde hem kendisiyle hem de çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurabilir. Ancak onay bağımlılığına sahip kişiler bu durumun farkına vardıklarında sorunun üstesinden kendi başlarına gelemeyebilir ki bu durum da oldukça normaldir. Bu tarz bir olayla karşı karşıya kalındığında yapılması gerekenlerden ilki kişinin uzman bir psikologdan yardım talep etmesidir. Bu durum çözüm bulma noktasında bir adım olarak bireyin sorunu aşmasında oldukça yardımcı ve bir o kadar da işlevli olacaktır. 

Onay bağımlılığının neden olduğu sorunların yaşanmasını engellemek ve bu bağımlılık durumunun üstesinden gelerek çözüm üretmek amacı ile psikologlardan yardım alması büyük önem taşımaktadır. Psikologdan alınacak yardım neticesinde kişi kendisini çok daha iyi anlayarak sorunlarını ele alabilme ve yönetebilme fırsatı elde edecektir. Bu sayede de çok daha sağlıklı bir psikolojiye sahip olması mümkün olacaktır. Kişi hem problemi çözme noktasında yalnız olmadığını hissedecek hem de aldığı destek sayesinde büyük ilerlemeler kaydederek sorunun daha karmaşık bir hale gelmesine engel olmuş olacaktır. Onay bağımlılığı psikolojik soruna sahip kişiler için pek çok psikolog çeşitli terapi yöntemleri uygulayarak terapi noktasında destek sağlamaktadır fakat bu konu için en etkili terapi yöntemi psikodinamik psikoterapidir. Bu terapi yönteminin danışanlar üzerinde onay bağımlılığını azaltarak kendi hayatlarının sorumluluğunu alma noktasında anlamlı etkiler bıraktığı ve kişinin kendi problemini  çözme kapasitesinde artış sağlamasına yardımcı olduğu görülmüştür. Bu noktada Uzman Psikolog Özkan Yiğit ve Uzman Psikolog Ömer Bilgiç siz değerli danışanlarımızın sahip oldukları psikolojik sorunları dinleyerek terapi aşamasına geçilmesi ve kendilerini ruhen daha özgür hissetmelerine aracılık etmek açısından destek sağlamaktadırlar. Uzman psikologlarımız tarafından verilen terapi seanslarımız ve seans süreci hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için bizlere ulaşabilirsiniz.

Blog - Psikoloji